Şabanköyü Ve Kış




............... .
.....
.
.........................
...
.... Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
GÜLLERE DOKUNMAYIN

Kıymayın beyaz güle al güle
Yar için değmeyin kızıl güle
İnsani yüreklere eresiniz siz
Su verin mor,yeşil,mavi güle
Kesmeyin dalı,yaprağı gülü
Köze sürüklemeyin bülbülü
Ağlatmayın kelebeği,böceği
Hüzüne yollamayın sümbülü
Karanfiller,laleler sarı güller
Leylaklar,ciğdemler,al güler
Onlar hepsi hayat hepsi can
Kıymayın şu güllere ne olur
Memnun etmen uğruna yarı
Kırmayın o dalları,çiçekleri!
Üzmeyin gülleri o bülbülleri
Feryat figan ağlatmayın beni.
Bilmem güllere zülüm hak mı?
Bilmem Çobanoğlu bir delimi?
Güle,çiçeğe bülbüllere sevdalı
Bir mecnün yada bir kaçık mı?
Yeşile maviye mor´a kıymayın
Böceğe,bülbüle güle değmeyin
Ağaca yaprağa gülü kesmeyin
Dikenlide olsa gülleri besleyin.
Mehmet Çobanoğlu
13.06.2009
Yıldırım
BEYLER PAŞALAR UTANSIN

Derdime çare yok ilaçlara ne fayda
Yaram derin neşter,bıçak neylesin
Derinden derine gelen acılar bende
Bana bu derdi,acıları verenler utansın.
Doktorlar,tabipler,hekimler toplandılar
Makas yarmı açmıyor,neşter kesmiyor
İnim inim inliyorum acılarımla,derdimle
Acı,sızım derinden geliyor çaresi yoktur.
Ey tabipler,doktorlar elemeyin yaramı
Neşter ve makaslarınız olsa ne fayda
Derdim derindedir bulunmuyor çaresi
Bena bu derdi bu acıları verenler utansın.
Derdim dağlarda derdim o kışlada olan
Kardeş kardeşini öldüren şu yavrularım
Kapımda çifte tabutlar içinde yüreklerim
Onlar evlatlarım onlar benim bu ciğerim.
Biz emekçi,işçi,köylüyüz biz ezilen halklar
Zengininlerin tuzu kuru,bizler bu yoksullar
Yasklar koyan halkı sağa sola sürdürenler
Bizi bizlere kırdıran arsız,soysuzlar utansın.
Canlar kurban olayım kadanıza,belanıza
Kürt,Türk,Çerkez yıllardır bizler bir arada
Yeter yeter bitsin bu kirli savaş bu kavga
Kardeş kardeşi,dost dostu öldürmesin yeter
Doktor,tabib,hekimler neylesinler bu derdime
Yüreğime acı,kasasına para pul servet katan
Bizi bizlere kırdıran çıkarları için kandıranlar
Başkanlar,paşalar ve patronlar,beyler utansın.
Mehmet Çobanoğlı
14.0.2009
Yıldırım
GÜL TENLİ GÜNEŞ YÜZLÜM

Gül tenli,güneş yüzlü ve Malkaralı
Tatvan,Maraş,Toprak kokan bacım
Seneler oldu ben şu özgür dağlarda
Özgürlüklere koşan halk devrimcisi.
Saçların karasına kurban olduğum
Mühür gözlü kara kaşlı yiğit bacım
Yüreğimdeki bu vatan yarası derin
Bari sen ağlama ağlayıp üzme beni
Gözlerinde güneşler gördüğüm seni
Sarı,kırmızı yeşil,duvağa bürünmüş
Elleride kınalı benim gelinlik bacım
Bari sen ağlama ağlayıpta üzme.beni
Sen esmerimsi kardeşim Kürdün kızı
Ben ölürsem sen ağlama bacı ağlama
Karalar giyip ağıt kurma şivan yapma
Ben vatan sevdalisi özgürlük yolcusu..
Oy bacı Nemrut,Tatvan,Arası çok uzak
Bedenimde zehirli kurşun,hastane ırak
Suçum sevmek ise ben yine seveceğim
Kürtü,Türkü,Ermeni,Lazı ve Anadoluyu.
Mehmet Çobanoğlu
23.04.2009
Yıldırım
IRGATÇI KADIN

Ben o ben değilim artık
Bedenim delik deşik
Ha öldüm ha ölecek
Sana çiçek vermeden
Bu beden bu can,bu kalp
Bu dünyadan asla göçmeyecek
Emektar,ırgatçı kadın!
Belki bu son gelişim,
Belki son gülüşüm olacak.
Ama bu can bu yürek
Sana çiçek vermeden
Senin ellerini tutmadan
Gözlerim gözlerine bakmadan
Bu dünyadan göçmeyeceğim
Irgatçı kadın,köylü kadın!
Öpülesi o hünerli ellerin
El tarlasında nasırlar tutu
O eller o nazik eller
Yorgun argın,nasır nasır
Kavramış orak,tırmık,tırpan
O eller o nazik bilekler yılgın
Ah çeken bir yürek var sende
Kavruk tenin,benzin kararmış
Param parça o dudakların
O taze beden sende harap,yıkık
Emektar kadın,ırgatçı kadın
Bakışların hep kalbimde
Öyle kalakaldı duruyor hâlen
Mezar bu fabrika bu urba kefen
Soyulmuş,dövülmüş,itilmişim
Esir düşmüşüm ırgatçı kadın
Boşa işlemiş zaman,boşa geçmiş ömür
Saat o saat değil,dakika o dakika
Ben o ben değilim artık emekçi kadın
Bankalar kurulmuş,sermaye çoğalmış
Patronlar vurguncu,ağalar hırsız
Polis.jandarma.bekçi kırbaçlı
Emir ferman gelmiş Ankara’dan
Kelepçeli şu ellerim
Darmadağın gecelerim
Ve kurulu şimdi o darağacım
Söz anne ben ölmeyeceğim
Şu kavgada yılmayacağim
Dik dünyayi tırmanarak
Sana geleceğim koşarak
Toplayacağım kır çiçekleriyle
Irgatçı kadın,emekçi kadın
Benim annem
Eğer gelmesem,ölürsem bir gün
O soğuk ölüm
Bana haram olsun anne
Mehmet Çobanoğlu
17.09.1977
Afyon
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
MAZIDAĞI DESTANI

Bugünde yine bir kara bulut geldi yokladı beni
Oy Kürdün gelini oy bacım yine yüreğim yandı
Vah bana vaylar cana yine bağrımda acı,sızılar
Bugün halım yok yine ağıt şivanlar yordu beni.
Ey Bilge sen yanasın sen yıklasın,yaktın beni
Ben bittim,tükendim yüreğim viraneye döndü
Sultan bacı gelsin biz beraber şivanlar kuralım
Ben göğsüme vura vura o Kürtçe ağıtlar yaksın
Ey Mardin sen yanasın sen yıkılasın,yokolasın
Akşam sana çok er gldi karanlık felâketin oldu
Binlerce patlama,çığlık sesleri birbirine karıştı
Bu örf değil bu adet değil bu katliamın habercisi
Ey Mazıdağı açların çok köylülerin hep yöksul
Ya ağaya ya beye yada halkı unutan devlete kul
Devlet hak değil,keleş,mavzer,kurşun dağıtmış
Vur demiş öldür demiş kele getir prim al demiş
Böyle töre mi böyle adalet böyle yaşam mi olur
Kırk yedi cana kıyanların ellerine silah verenler
Kan davası güdenleri alkışlayan siz siyasetçiler
Öldürmeyi meşrulaştıraran hukuk devleti bu mu?
Dokunmayın bana benim yüreğimde yaram derin
Mardin’in Mazıdağı ilçesinden çok acı haber geldi
Bu gece Bilge köyünde bir düğün evini basmışlar
Kırk yedi insani taramışlar bu devletin keleşleriyle!
Aç iken aş,ekmek uğruna silahlanan tüm koruclar
Kuşanırlar,silahlar ne anne tanır ne baba nede bacı
Dün Hamidiye alayları bugün koruculuk yaktı bizi
Kazmalar yetmez şu ölenlerin mezarlarını kazmaya.
Çobanoğlu yaz,ağla,bağır duymayanlar duysunlar
Şeyhlık,aşiretlik bitsin şu çağdışı feodalizm gitsin!
Bilge köylerine düğün yerlerine katliamlar gelmesin
İnsanlar kardeş kerdeşe hep barış içinde yaşasınlar
Mardin’in Mazıdağı ilçesine ölüm gelmiş,katliam
Sevgi,Yıldız,Semih,Habibe,Ali’ler kırk yedi ölüler
Bilge köyünde yas var,şivan tarihe yazıldı bu destan
Utansın insanlik utansın yaşam utansın koca Türkiye..
Mehmet Çobanoğlu
05.04.2009
Yıldırı
TEVKUJÎYA GUNDÊ KÊRTÊ

Di îşev de jî ewrekî reş hat li me qelibî way way!
Xwişkê û dayika min dîsa dilê me şewitî!
Mirin hatîye cana digere wax û wax li me!
Îro keyfa min tune dîsa şîne û şivane li me!
Way Kertê tu ketî nav destê cerdevanan!
Wan leşkeran û bêbextan wan axan û şêxan!
Êvara te îro lez û bez hat te bû tarî me mirin!
Keleş teqîyan dengê wan ket nav vê êvara me!
Way gundo tu wêran be gundo tu bişewitî!
Êvar bû tarî ser çil û heft cana gule reşandin!
Xwişka Siltê de were em tev şiwanekî darxin!
Ez kulma nav vê singê xwe xim tu jî bilorîne!
Ev dewleta Romê îro dîsa xaînên me xapandin
Wan bo bênç û şeş quruşan keleş û çek heldan
Çek û keleş ket nav destê wan mêrkujan û şêtan
Li me zivirîn zar û zêçê me kuştin em birîndarin.
Îşev dawete ,şahî ye di gundê me de govend û dîlan e
Bûk û zava xwînê de man û mirin bo me xelate
Cerdewan ap û birazî çûne ba şêx bi hev re şêwirîn
Keleş teqîyan haya reş çû heta bajarê Mêrdîn ê.
Way way ev çi kareste! Xopane êvara me reşe bû
Nale nal ket Çiyayê Mazî Kartê jî xwîn xezabê de
Hawar û hawar fîxan û wîzare gund jî bû goristan
Qêrînê sêwîyan qêrînê dayikan ket nav li asîmanan
Kertê xwîn û xezbe gul, kulîlk nale nal û îske îskin
Cerdevanên Romê xaînên Kurdan bi mawzerane
Fermane fermane bi îro fermana çil û heft cana ne!
Êrişê van cehşan vê carê jî ser malbat û lêzmi mene!..
Mehmet Çobanoglu
05.04.2009
Yildirim
EMEKÇİ KADIN

Soluk akşamlar,yorgun geceler
İnleyen nağmeler aksak hayat
Doruklar,gökler şu evren
Kızıl ufuklar yalın mehtaplar
Ve sen o ırgatçı kadın sen
Yorgun argın dönerdin
Dönerdin evine,yuvana
Arpa buğday kokardı
O öpülesi ellerinden
Çocuklarının isimleri
Bir doluk türkü olurdu
Oylum oylum akardı yüreğine
Yorgun günün acıları
Sevdan,umutların
Bazen düş,bazen rüya olur
Girerdi gecelerine.
Sen o ırgatçı kadın sen
Şafaktan akşamlara kadar
Kavurucu güneşte,sıcakta
Orak,tırpan,çekerken el tarlasında
Bezgin,argın,bitap,çaresiz dönerdin
Evine,yuvana,ocağına ve köyüne
Yeni bir gününün sabahında
Tezden çıkardın yollara yine
Alışık olduğun o yoksulluğunla
Düşerdin nafaka peşine
Belki bir karın tokluğuna
Belki bir doyumluk aşa
Hayata koşardın yaşama
Yeni bir güne belki geleceğe yine.
Oy ırgatçı kadın oy oy oy
O geceleri sen hep yalnız
Kimse girmemişti koynuna
Yastığın,kirpiklerin
Yanağın o güzel tenin ıslak
Göz yaşların kurumamıştı
Sabahlara dek birikirdi
Kabuslarınla boğuşurdun hep
Kıyasıya o kavganda …
Yeni günün başlangıcıda
Tekrar aynı yaşam tekrar aynı hayat
Başlardı sende yenide bir çaba
Şafaktan yollara düşerdin
Tozlu,çamurlu yollara
Şaban,Kağızman yerinde
Arpa,buğday,çavdar
Tutam tutam avucunda
Ah anne ah anneciğim
Gözlerin hep yollarda
Hayat ise çok zor çok acı
Yollar ırak dolambaçlı
Feleğin sillesi büyük,kocaman
Birer şamar olurdu
İnerdi o yüzüne
Burkulurdu yüreğin yine
Bir umutla sen beklerken
Dudaklarından eksilmeyen dualarla
Çocuklarının babasını yani babamı
O sılada gelmiyordu inatla
Belki mecburiyetten
Belki yoksuluğndan
Belki düzenin zorluklarından dolayı
Ah aneciğim canım canım
Her taze gelinin koynunda eşi
Oysa senin yatağın boş acı dolu
Koca kokusu yoktu teninde
Yüreğinde yükselen feryatlar
O anlatamadığın sözlerede
Acıdan gayri belki özlem
Belki nefret,belki kin vardı
Birde o isyan seli seninle
O gençliğin o tazeliğin
Sanki ihtiyar olmuştu seninle
Dağlar var eşinle aranızda
Gurbet vardı mahpushaneler
Bir de o kuma o ortak hayatında.
Hele o dağların havası
O dağların yücesi
O göğün mavisi
O köyün çilesi
O kentin sevdası
O yanık tenli insanların bakışları
Ayrılmazdı hiç üzerinden
Değişikti o sabahları yine
Buruk bir yel eserdi
Gelirdi Ağrı'dan doğru
Bir beklentin vardı sanki
Her ağlayışından
O beklentin çözülmeyen
Zor bir bilmece gibiydi…
Emekçi kadın,annem
Bu kavganın neferi,militani yine sen.
Benim yüreğimde de o baba özlemi
Bir de taze somun ekmeği
Gözlerimde o saklı yaşlar
Yuvarlanırdı kirpiklerimden
Herkesten habersiz
Sendeki gibi hemde aynisi
Benimde o göz yaşlarım
Yanaklarıma akardı
Damlalar biriktirirdi
O küçük ellerimde boncuğumsu
Hep akardı yüreğime
Mehmet Çobanoğlu
25.08.1976
Afyon
EVÎNA WELATÊ ME

Evîna welatê me nav dilê gelê me de gulgulî ye
Kesk û sor û zera wê jî di tev de rengrengî ye
Ew gul û kulîlkên wê bi ser axa me curbecur in
Di me re bihara hanîne û havîna me jî nav de ye
War û welatê me gulgulî û him jî rengrengî ne
Sorgulên dar û berê wê gul vedane û hêşîn bûne
Zozanên wê gul û kulîlk û sosin û binefş tijî ne
Îro me re bihar e welate gulpik wê bo me vedane
Di nav evîna dilê me de sorgula welatê me heye
Xemla bûkan û keçan ala me Kurdan jî navda ye
Ser zimanê me de lorîk û axîn û awaz in berz in
Yek soranî yek goranî ê din jî dimilî û kurmancî ye
Welatê me nav dilê me de ronahî ye ew roja meye
Ew gul e û ew sosin e ew benefş e ew jiyana meye
Ew rengê ser gulan ew xwendin bilbilan û teyran e
Ew evîna dilê me ew rûpişt û betanê ser canê me ye
Bi rastî welatê me deşt û zozanan ve xweş û geş e
Bihara me jî nav de rengrengî û gulan ve gulgulî ye
Evîna wê dilê me de wek hespê çeleg bi lez û bez e
Xwe jî bi dilekî kurd û kurdewarî bihuşt û fîrdews e
Welatê me bihara me evîna me ye havîna dilê me ye
Diya me û bav û kalê me ew keç û law û birê me ye
Heyva nav şeva me û ew tim germa li tev roja me ye
Tirêj û pertavê bo berbanga me û ronahîya roja me ye
Welatê me bawerî û ewlekarîya me ew hebûna me ye
Ew wargehê me û warê me diyarê me ew welatê me ye
Ew çem û kanî yên evîna me ew dilê me de leme lem
Ew dikişe xwîna geveze ew gula sor û welatê Kurda ye
Mehmet Çobanoglu
03.04.2009
Yildirim
DAĞLARA BAHAR GELSE

Hele bir bahar olsun karlar erisn
Soğuk,ayaz,kış,dumanlar bitsin
Dağlar taze gelnlik kızlar gibi
Rengarenlerle alanıp pullansın
Hele bir bahar olsun,yaz gelsin
Dağlar pıtrak pıtrak güller verip
Kelebekler gülden güle üçüşüp
Güller bülbüleri yakan har olsun.
Hele bir bahar olsun karlar erisin
Dağlar süslenip,dağlar kuşanıp
Alanıp pulanıp taze bir gelin gibi
Seven bir yüreğin koynuna girsin.
Dağlara bahar gelip karlar erince
Dallara gül,gönüllere aşkın narı
Gülden üzak düşerse bir bülbül
Bülbülün yüreğine bir acı düşer.
Çöllere bahar,yaz gelse ne yazar
Baharın o güzeliği dağsız olmaz
Karlarda erimese bahar gelmez
Gül bülbülsüz bülbül gülsüz olmaz.
Bahara sayılı birkaç günler kala
Kimseler düşmesin acılara,dara
Gönüllere,yüreklere selâmlar ola
Oy dokunmayın güle öten bülbüle.
Çobanoğlu neylesin ne söylesin
Sevdalıdır dağlara o bahara o yaza
Selâm olsun tüm canlara,yüreklere
Neolur kıymayın güllere tüm çiçeklere.
Mehmet Çobanoğlu
10.04.2009
Yıldırım
DE GEL KİVREM GEL
Ben yürekten kopup gelen gerçek sözcük
Ben sevda ben sevgi ben o bilinen gönül !
Ben akar dökülürüm mecrama,bendime...
Barışa,kardeşliğe,özgürlüğe giden yollara..
Ben hece ben sözcük ve anlamlı her kelime
Ben tüm suskun halkların,dillerin ortak sesi
Bülbüllerin kızıl güllere şakırdamasında ben,
Şafakla doğacak yepyeni günede ben varim
Ben sarı sazda,inliyen her telde birer nağme,
Ben gırtlaktan çıkan,dolanıp gelen her nefes
Ben bazen bir gülücük,bazen durgun bir yüz
Bazende her mutluluğa koşan sevda olurum.
Ben her gurbetçinin yüreğinde o sıla hasreti!
Ben her asi yürekte,daima var olan serzeniş
Ben sevenlerin sevdası,yüreklerin o sevgisi
Dünya çocukların gelecek savaşsız o günleri.
Garip gönlüm tüm dostların çalacağı bir kapı!
Dost gözlerle gözlüyörüm gelecek her dostu
Canlar kalkın gelin kalbime,hepinize yer var
Keklik,bülbül,turnalarda gelsinler katar katar
Ben yankı ben eko yine kendimle döne döne
Ben akıp giderim dost diyarina tüm şefkimle
Soluğum,nefesim dürüst yaşam ahdım olsun
Dönersem sözümden yağlı kurşunlar bana gelsin.
Ey benim yüreğim,gönlüm,ey benim yolum
Ben dostlara divit kalem,murekkep olayım,
Defter,kitaplarına da sayfa sayfa beyaz kağıt
Satır satır,yaprak yaprak yazılayım kardeşliğe.
Benim yüreğim dost dergâhı,de gel kivrem gel
Başım,canım bu garip gönlüm dostlara kurban!
Kürt,Türk,Boşnak,Laz dost ikrarında bulunlar
Din,dil,reng fark etmez gelin kivreler,gelin canlar.
Mehmet Çobanoğlu
28.03.2009
Yıldırım
BAHAR ÇİÇEKLERİ
Karanlığa inat geceye nispet
Kirpiklerime yıldızalar
Bakışlarıma umutlar düştü,
Yanıbaşımda sabah ışıkları
Dudaklarımada duygusal bir ezgi
Yüreğimde dalga dalga sevgi var
Göz pınarlarımda yoğun bir bulut!
Ha yağdı ha yağacak nerdeyse
Gülüşlerimde bin umut..
Ha açtı ha açacak nerdeyse
Es göğsüme göğsüme saba yeli
Ak bedenime dalga dalga,
Sar beni kucak kucak
Coş dere,nehir,çay gibi
Ülkemin her köşesine
Bereketli toprağına doğru.
Karanlığa inat,geceye nispet
Şafak söktü,gün doğuyor
Dağlarda koca bir güneş
Çok oldu son cemrede düşeli
Şimdi filiz filiz tohumlar
Yine yeşerdi toprak
Her yerde sarı,kırmızı,yeşil
O bahar çiçekleri
Öbek öbek zümrüt yeşili yapraklar
Dalarda uçuşuyor kelebekler,kuşlar
Kış gitti,dert bitti seviniyor canlar
Ülkeme hayat geldi ülkeme bahar.
Yüreğimde ki pınarda
Bir umut bir kıpırtı
Sevgi,sevda,hayat seli
Gönlümde ise
Yenpyeni bir dünya kurulu
İnsanlarında ne koltuk,
Ne ün ne şohret nade nam
Ne bireysel çıkar kavgası
Nede hırsızlık duygusu var;
Hepsinde dostluk kardeşlik hissi
Hepside barışı özümlemiş
Hepside insancıl!!
Gül dalında,bülbül yuvasında
İnsan emeğiyle özgürleşir,
Arsızların,hırsızların alışık olduğu
Çakal,çiyan,akrebin
Kan emici vampirlerin
Yıklan dünyaları
Artık umrumda bile değil.
Mehmet Çobanoğlu
27.03.2009
Yıldırım
ÇİÇEKLERİN AHI
Kökünden koparılan çiçeğin
Yaprakları,rengi,benzi soluk
Hoyrat ellerde boynu bükük
Dalları kırık yada yolunmuş olur.
İnsanliktan nasibini almayan
Hoyrat ellerde,kahpe ellerde
Böynü bükük güller,bülbüller
Yada yarlı yürekler,çiçekler olur.
Kökünden koparılan bir çiçek
Arajmanları,buketleride süslese!
Zümrütten vazolarada konulsa
Yine bir tutam toprağa hasret kalır.
Yarali çiçeklerin ahı,sitemi var
Üzüntüye gark olmuş bülbüleri
Şakırdamayan sürü sürü kuşları
Dünya zindana döndü ah böyle olur
Kökünden koparılan her çiçeğin
Canlılığı damar damar koparken!
“El insaf yeter yeter” demek gerek
Ey zalim eller bu dünya size dar olur
Dalından koparılan her bir güle
Şivan kurar Mehmet Çobanoğlu
Dostlarla,bülbüllerle,gönüllerle
Hoyrat ellere kahır eden yine o olur.
Mehmet Çobanoğlu
23.03.2009
Yıldırım


























